Merhaba sevgili okurlar, Farklı açılardan bakmayı, fikirleri karşılaştırmayı ve sizinle birlikte tartışmayı çok seviyorum. Bugün sizlere “Zafer Soylu kimdir?” sorusu üzerinden hem erkeklerin daha çok objektif ve veri odaklı yaklaşımlarını hem de kadınların duygusal ve toplumsal etkiler üzerinden değerlendirmelerini yansıtan bir yazı sunacağım. Amacım, tek bir doğruya işaret etmek değil; farklı perspektiflerden bakarak zengin bir düşünce alanı açmak. Hadi başlayalım! Zafer Soylu Kimdir? Kısa Bir Giriş Zafer Soylu ismi, farklı çevrelerde merak uyandıran ve çeşitli yorumlara açık bir kimlik olarak karşımıza çıkıyor. Bazıları için iş dünyasında bir girişimci, bazıları içinse sosyal alanlarda etkin bir figür… Peki, bu farklı bakış açıları…
12 YorumEtiket: bir
Hematolojik tanı nedir? Öğrenmenin dönüştürücü gücüyle anlamak Bir öğretmen olarak, bilginin yalnızca aktarılmadığını, dönüştürüldüğünü biliyorum. Öğrenme, bir bilginin zihne değil, hayata yerleşmesidir. “Hematolojik tanı nedir?” sorusu da tıp dünyasının teknik bir kavramı gibi görünse de, aslında öğrenme süreçleriyle çok benzer bir doğaya sahiptir. Çünkü her tanı, bir farkındalık anıdır; bir bilgiyi edinmek değil, bir anlamı kavramaktır. Tıpkı öğrencinin bir kavramı ilk kez “gerçekten anladığı” o dönüştürücü an gibi. Tanı koymak: Öğrenmenin tıbbi karşılığı Hematolojik tanı, kanla ilgili hastalıkların belirlenmesi sürecidir. Anemi, lösemi, lenfoma, pıhtılaşma bozuklukları gibi hastalıkların nedenlerini ortaya çıkarmak için yapılan testler ve değerlendirmeler bu tanının temelini oluşturur. Ancak…
6 YorumRen Geyiği Eti Yenir mi? Bir Yolculuğun, Bir Sorgunun ve Bir Kararın Hikâyesi Başlangıç: Sıcak Bir Sohbetin Kıvılcımı Kışın ilk karı düşmüştü şehre. Rüzgar camları titretiyor, sobanın çıtırtısı evin içinde huzurlu bir sessizlik yaratıyordu. Elif, pencereden dışarı bakarken kahvesinden bir yudum aldı. Yanında oturan Murat, ellerini sobaya uzatmış, derin düşünceler içindeydi. O akşam, sıradan bir sohbetin çok ötesine geçecek bir konuşmanın eşiğindeydiler. “Geçen yıl Laponya’da bir belgesel izlemiştim,” dedi Elif sessizliği bozarak. “Oradaki insanlar ren geyiği eti yiyorlar. Ne tuhaf değil mi?” Murat başını kaldırdı. “Tuhaf değil aslında,” dedi stratejik bir ses tonuyla. “Hayatta kalmak için her toplum kendi coğrafyasına…
12 YorumGüneşte Kararan Cilt Nasıl Beyazlar? Bir Sosyolojik Bakış Toplumsal yapıları anlamaya çalışan bir araştırmacı olarak, insan bedeninin yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda kültürel bir alan olduğunu her defasında gözlemliyorum. Güneşte kararan bir cilt, aslında sadece fiziksel bir değişimin değil; toplumsal normların, estetik anlayışların ve kimlik inşasının da bir yansımasıdır. “Güneşte kararan cilt nasıl beyazlar?” sorusu bu nedenle, bir güzellik tavsiyesinden çok daha fazlasını içinde barındırır — çünkü burada mesele, bedenden ziyade toplumun bedene yüklediği anlamlardır. Toplum ve Ten: Güzellik Algısının Tarihsel Kodları Bir toplumun güzellik algısı, tarihsel koşulların, ekonomik yapıların ve kültürel değerlerin bir ürünü olarak şekillenir. Sanayi öncesi dönemde…
12 YorumGümüş Böceği Zararlı mı? Bir Edebiyatçının Gözünden Sessiz Bir Misafirin Hikâyesi Her kelime, kendi yankısını içinde taşır. Bazı kelimeler ise tıpkı bir gümüş böceği gibi sessiz, ışıltısız ama inatçı bir varlıkla sızar hayatımıza. “Gümüş böceği zararlı mı?” diye sorduğumuzda aslında sadece bir böceğin değil, varlığın doğaya ve insana dokunuşunu sorgularız. Bu küçük, parıltılı canlı, edebiyatın tozlu sayfalarında, yıkık kitap raflarında ve unutulmuş hikâyelerin arasında bir sembole dönüşür. Tozun İçindeki Hayat: Sessizliğin Edebî Anlamı Gümüş böcekleri, loş ve nemli köşelerde yaşar. Sessizdirler, ama yazının ömrüyle yarışırlar. Kitapların kenarlarında, eski kütüphanelerin gölgelerinde dolaşırlar. Belki de bu yüzden, edebiyatçıların dikkatini en çok çeken…
14 YorumKapitalizasyon Faiz Oranı Kaç Olmalı? Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir Değerlendirme Bazen bir konunun tek bir doğru cevabı yoktur. Hele ki finans dünyasında, rakamların soğuk yüzüyle insan hayatının sıcak gerçekleri kesiştiğinde, her şey biraz daha karmaşık hale gelir. Kapitalizasyon faiz oranı da tam olarak böyle bir mesele… Bugün sizlerle, bu konuyu farklı açılardan ele alarak, belki de üzerinde hiç düşünmediğiniz yönleriyle tartışmak istiyorum. Çünkü inanın bana, herkesin bu konuda söyleyecek bir sözü var. — Kapitalizasyon Faiz Oranı Nedir ve Neden Bu Kadar Önemlidir? Kapitalizasyon faiz oranı, bir yatırımın bugünkü değerini belirlemek için gelecekteki nakit akışlarını iskonto ederken kullanılan orandır. Gayrimenkul…
10 YorumKanunu Kim Onaylar? Farklı Sistemlerde Onay Mekanizmaları ve Bakış Açıları Soruları farklı açılardan düşünmeyi seven biri olarak, “Kanunu kim onaylar?” sorusunu yalnızca teknik bir adım gibi değil, toplumun nasıl yönetildiğine, gücün nasıl dengelendiğine ve kararların hangi değerlerle meşrulaştırıldığına dair zengin bir tartışma fırsatı olarak görüyorum. Bu yazıda; başkanlık, parlamenter ve karma sistemlerde kanun onay süreçlerini karşılaştırırken, karar alma kültürüne ilişkin iki yaygın yaklaşımı da yan yana koyacağız: Veriye ve nesnelliğe ağırlık veren bakış ile duygusal zekâ ve toplumsal etkileri önceleyen bakış. (Elbette bu eğilimler bireyler arasında çeşitlenir; her iki yaklaşım da herkes tarafından benimsenebilir.) Temel Çerçeve: “Onay” Ne Demek? Yasama…
6 YorumHalkalı Edirne Arası Kaç Saat? Farklı Bakış Açılarıyla Zamanın Yolculuğu Bazı sorular vardır ki ilk bakışta basit görünür ama içine derinlemesine daldığınızda birçok farklı anlam taşır. “Halkalı Edirne arası kaç saat?” sorusu da onlardan biri. Evet, bir mesafe ölçüsünden bahsediyoruz ama bu mesafenin nasıl algılandığı, kimin gözünden baktığınızla çok şey değiştirir. Gelin, bu konuyu hem objektif verilerle hem de duygusal ve toplumsal etkileriyle ele alalım. Belki de sonunda, aynı yolculuğun herkes için ne kadar farklı anlamlara geldiğini birlikte keşfederiz. Mesafe ve Süre: Rakamların Dilinden Gerçeğe Önce en temel verilerle başlayalım. Halkalı ile Edirne arası yaklaşık 230 kilometre civarındadır. Otomobille yapılan…
6 YorumToplumsal Bakışla Göz Tembelliği: Görmenin Görünmeyen Sınırları Bir sosyolog olarak, insanın yalnızca biyolojik bir varlık değil; aynı zamanda toplumsal bir ürün olduğuna inanırım. Göz tembelliği gibi tıbbi bir olguyu dahi ele alırken, bu durumun birey ve toplum arasındaki etkileşimlerle nasıl biçimlendiğini, hatta toplumsal rollerin bu sürece nasıl yön verdiğini anlamak mümkündür. Çünkü beden, toplumun taşıyıcısıdır; normlar, roller ve kültürel pratikler ise bedenin nasıl algılandığını ve değerlendirildiğini belirler. Göz Tembelliği Nedir ve Gerçekten İlerler mi? Tıpta “ambliyopi” olarak bilinen göz tembelliği, bir gözün diğerine kıyasla daha az görme kapasitesine sahip olması durumudur. Genellikle çocukluk döneminde ortaya çıkar ve erken teşhisle tedavi…
8 YorumBabüssaade Kapısında Ne Yazıyor? Tarihî Bir Sözün Gölgesinde Toplumsal Cinsiyet ve Adalet Üzerine Düşünmek Bir Kapıdan Fazlası: Samimi Bir Giriş Bazı kelimeler vardır ki bir taşın, bir kapının ya da bir kitabın üzerine yazılsa da aslında tüm insanlığa seslenir. Osmanlı sarayının kalbi sayılan Topkapı Sarayı’nda, Babüssaade Kapısı tam da böyle bir anlam taşır. Yüzyıllardır orada duran o söz, yalnızca geçmişe değil, bugünümüze de ayna tutar. Peki, bu kapının üzerinde yazan cümleleri bugünün gözlüğüyle, toplumsal cinsiyet eşitliği, çeşitlilik ve sosyal adalet çerçevesinde okumayı hiç denedik mi? Tarihî Bağlam: “Adalet Mülkün Temelidir”in Kapısı Babüssaade, yani “Mutluluk Kapısı” ya da “Devlet Kapısı”, Osmanlı’da…
10 Yorum