Hamsili Pilava Maydanoz Konur mu? – Sofradan Topluma Yeşeren Bir Soru Bazı sorular vardır, sadece mutfakla ilgili değildir; bir toplumun düşünme biçimini, ilişkilerini, hatta değerlerini yansıtır. “Hamsili pilava maydanoz konur mu?” da bunlardan biri. Kimi için basit bir lezzet tercihi, kimi için geleneğe sadakat meselesi. Ama aslında bu soru, hem toplumsal cinsiyet rollerine hem de çeşitlilikle gelen zenginliğe dokunan bir aynadır. Gelin birlikte bu yeşil yaprağın sofradaki –ve hayattaki– anlamına bakalım. Kadınların Sofrası: Empatiyle Yeşeren Lezzet Karadenizli kadınlar mutfakta sadece yemek pişirmez, bir kültür yaratır. Her doğranan soğanda, her eklenen baharatta bir duygusal miras vardır. Hamsili pilava maydanoz koyup koymama…
12 YorumEtiket: bir
Devletin Nefesi: En Tehlikeli Akciğer Hastalıkları Üzerine Siyasal Bir Okuma Bir siyaset bilimci için toplum, yaşayan bir bedendir. Kurumları damarlar, ideolojileri sinir sistemi, yurttaşları ise o bedene can veren hücrelerdir. Peki ya devletin akciğerleri? Onlar, toplumun nefes almasını sağlayan adalet, eğitim, sağlık ve medya gibi kurumlarıdır. Fakat bazen bu kurumlar tıkanır, bazen de virüs gibi yayılan güç ilişkileri o nefesi keser. Tıpkı insanda olduğu gibi, bir toplumun da akciğerlerini çökerten hastalıkları vardır. Bu yazı, “en tehlikeli akciğer hastalıkları” kavramını biyolojik bir gerçeklikten çıkarıp iktidar, ideoloji, kurumlar ve vatandaşlık üzerinden yeniden okuyacak. Toplumun Akciğerleri: Kurumların Solunum Kapasitesi Bir bedende akciğer ne…
10 YorumAsist Kralı Kim Türkiye? — Felsefi Bir İnceleme Bir filozofun gözüyle bakarsak, “asist kralı kim?” sorusu yalnızca istatistiksel bir yarışmaya dair değildir; insanın başarıya, paylaşıma ve işbirliğine dair temel değerlerini ve kavrayışını tartışmaya açar. Asist, golü doğrudan yaratamayan ama o golün doğmasına zemin hazırlayan eylemdir. Dolayısıyla “asist kralı” unvanı, görünmez emeğin, katkının ve işbirliğinin görünür kılınmasıdır. Bu bağlamda, bu unvanı kimin taşıdığı sorusu, salt futbolun bir konusu değil; etik, epistemoloji ve ontoloji düzeylerinde düşünmemizi gerektiren bir sorudur. Öncelikle teknik bir tespitle başlayalım: Türkiye Süper Lig’de 2025-2026 sezonu itibarıyla en çok asist yapan oyuncular Transfermarkt verilerine göre listelenmektedir. [1] Ancak “asist…
8 YorumCeride-i Havadis Hangi Padişah Zamanında Çıktı? Geleceğe Işık Tutan Bir Tarihsel Yolculuk Bazen geçmişin sayfalarına dalıp giderken, aklıma hep şu soru takılır: Eğer tarihte bir anı değiştirebilseydik, bugünkü dünyamız nasıl olurdu? Ceride-i Havadis’in çıkışı da işte böyle bir dönüm noktası… Bir padişah döneminde atılan bu adım, aslında geleceğin medya düzenine, toplumun haber alma biçimlerine ve hatta kadınların ve erkeklerin dünyayı algılayışına dair ipuçları taşıyor. Gelin bu konuyu birlikte irdeleyelim, hatta belki de geleceğe dair yeni fikirlerin kapısını aralayalım. Ceride-i Havadis: Osmanlı’nın İlk Özel Gazetesi Ceride-i Havadis, 31 Temmuz 1840 tarihinde II. Mahmud’un ölümünden sonra tahta çıkan Sultan Abdülmecid döneminde yayımlanmaya…
10 YorumKuver Varsa Bahşiş Verilir Mi? Güç, Toplumsal Düzen ve Vatandaşlık Üzerine Bir Siyasi Analiz Toplumsal düzeni ve güç ilişkilerini derinlemesine incelemek, bir siyaset bilimcisinin temel hedeflerinden biridir. Modern toplumların karmaşık yapısı, iktidar dinamiklerinin nasıl işlediği, kurumların nasıl şekillendiği ve vatandaşlık haklarının ne kadar katı bir şekilde tanımlandığı gibi soruları anlamayı gerektirir. Bu yazıda, “Kuver varsa bahşiş verilir mi?” sorusunun üzerinden, iktidar, ideoloji ve toplumsal düzen üzerine bir analiz yapacağız. Bahşiş verme olgusu, sembolik bir aktör olarak karşımıza çıkıyor. Peki, burada söz konusu olan sadece bir müşteri ile garson arasındaki karşılıklı bir anlaşma mı, yoksa daha derin bir güç ilişkileri sistemi…
8 YorumGeneral’den Sonra Ne Gelir? Bir Antropolojik Perspektif Dünya üzerindeki kültürlerin çeşitliliği, insanlığın en temel özelliklerinden birisidir. Antropologlar, insan davranışlarını ve toplulukları anlamak için çeşitli kavramlar, ritüeller ve semboller üzerinden derinlemesine incelemeler yaparlar. “General’den sonra ne gelir?” sorusu, bu kültürel çeşitliliği anlamada önemli bir anahtar olabilir. Bu yazı, kültürel ritüeller, topluluk yapıları, kimlikler ve semboller ışığında, bu soruyu antropolojik bir bakış açısıyla ele alacak. Topluluk Yapıları ve Hiyerarşi Birçok kültürde, bireylerin ve grupların kimliklerini ve rollerini tanımlamak için belirli sosyal yapıların varlığı önemli bir yer tutar. Bu yapılar, toplumsal hiyerarşinin nasıl işlediğini ve bireylerin bu yapıda hangi rolü üstlendiğini belirler. Antropolojik…
12 YorumBugün, belki de hiç fark etmediğiniz bir yazım hatası üzerinde duracağız. Hani bazen kelimeler bizlere öyle bir şekilde gelir ki, onları doğru yazmak, doğru kullanmak bir anda çok da önemli hale gelir. Ve işte bu yazım hatalarından biri: “ek olan ki nasıl yazılır?” Bu cümleyi kurarken, doğru yazım şekli bazen aklımızı karıştırabilir. Gelin, bu yazıda, “ek olan ki”nin doğru yazımını bir hikaye üzerinden keşfedelim. Bir Yazım Hatasının Peşinden Giden İki Karakter: Hüseyin ve Zeynep Bir zamanlar, kelimelere ve dil bilgisine düşkün bir adam vardı. Adı Hüseyin’di. Her şeyin bir düzen içinde olmasına önem verir, her şeyin doğru olmasına özen gösterirdi.…
14 Yorum“Gel Gelelim Beter Bize Kısmetmiş” Kimin Şiiri? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan Davranışlarını Çözümlemeye Çalışan Bir Psikologun Meraklı Girişi Bir psikolog olarak insan davranışlarının derinliklerine inmeyi her zaman ilginç bulurum. Her bir kelime, her bir eylem ve her bir duygusal deneyim, insan psikolojisini anlamamıza yardımcı olabilecek ipuçları sunar. Ancak bazen, bir söz ya da bir şiir, çok daha fazlasını anlatabilir. Mesela, “Gel Gelelim Beter Bize Kısmetmiş” cümlesi, içinde yoğun bir psikolojik yük barındıran bir ifade gibi gelir. Bu dizeler, bir tür kadercilik, hayatta yaşanılan zorlukların kabulü ve bazen de insanın psikolojik savunma mekanizmalarını kullanarak olaylarla yüzleşme biçimidir. Peki, bu dizeler…
10 YorumHalk Demek Ne Demek? Bir Kavramın Sınırlarını Zorlamak “Halk” kelimesi, belki de en çok yanlış anlaşılan, en çok üzeri örtülen ve en çok manipüle edilen kavramlardan biri. Birçok kez, toplumsal yapıyı anlamak için referans aldığımız bu kelime, gerçekte ne ifade ediyor? Kimdir bu “halk”? Kimler halktır? Halk gerçekten sadece sokaklarda yürüyen, günlük hayatın içindeki sıradan insanlar mı? Peki ya halk dediğimizde, arka planda nasıl bir güç dinamiği gizli? Gelin, “halk” kelimesinin anlamını derinlemesine inceleyelim ve toplumsal anlamındaki tartışmalı noktaları hep birlikte masaya yatırıp, bu kavramın gizlediği soruları ele alalım. Halk ve Güç İlişkisi: Kim Kimdir? Halk demek, çoğu zaman “herkes”…
6 YorumHalsizlik ve Yorgunluk Hissi Nasıl Geçer? Bir sabah, yine uykusuz bir gecenin ardından uyanan Ahmet, gözlerini açtı ama vücudu sanki sabaha kadar taşımış gibi hissediyordu. Yatakta birkaç dakika daha kaldı, bu yorgunluk ve halsizlik duygusu her geçen gün daha da derinleşiyordu. “Bir şeyler yapmalıyım,” diye düşündü. İş hayatı, aile sorumlulukları, zamanın nasıl geçtiğini anlamadığı günler, onu bu hale getirmişti. Ama o, çözüm odaklıydı, her sorun için bir çözüm bulmalıydı. Ancak evin içinde ona her zaman daha farklı bir bakış açısıyla yaklaşan, empatinin gücüne inanan eşi Zeynep, bu sefer farklı bir yol önerecekti. Ahmet’in Çözüm Arayışı Ahmet, günlerdir halsiz ve yorgun…
10 Yorum