Cennet Hurması Kaç Yılda Meyve Verir? – Ekonomi Perspektifinden Bir Bakış Ekonomist olarak kaynakların sınırlılığı ve seçimlerin sonuçları üzerine düşündüğümüzde, tarım yatırımları da bu genel çerçevenin içinde ele alınmalıdır. Yatırım yapacağımız bir bitki çeşidinde, ilk meyveye ulaşma süresi, bakım maliyetleri, verimlilik ve pazar koşulları gibi değişkenlerin her biri ekonomik karar süreçlerini etkiler. İşte bu açıdan Cennet Hurması (diğer adıyla “Trabzon hurması”) ağacı için “kaç yılda meyve verir?” sorusu sadece botanik bir bilgi olmaktan çıkar; bir yatırımın geri dönüş süreci, alternatif kullanım fırsatları ve toplumsal refah üzerindeki etkileri bakımından değerlendirilen bir göstergedir. Ağacın Meyve Vermeye Başlama Süresi ve Tarımsal Yatırım Dinamiği Cennet…
18 YorumEtiket: bir
Soruşturma Kaç Ay Sürer? Edebiyatın Perspektifinden Bir İnceleme Kelimeler, insan ruhunun en derin köşelerine dokunabilen büyülü araçlardır. Her bir cümle, bir yaşamı anlatmaya, bir duyguyu yansıtmaya, bir düşünceyi şekillendirmeye gücü yeten bir yaratıdır. Edebiyat, insanın varlık yolculuğunu anlamak için kullandığı en eski ve en etkili arayüzdür. Yazarlar, sözcüklerle kurgular oluşturur, karakterler yaratır ve en karmaşık duygusal dönüşümleri dahi betimleyebilir. Ancak, edebiyatın gücü sadece bir hikaye anlatmakla sınırlı değildir. Edebiyat, aynı zamanda bir soruşturma sürecidir. Bir olayın, bir düşüncenin ya da bir insanın içsel çatışmasının izini sürerken, zamanın nasıl şekillendiğini ve olayların ne kadar sürebileceğini de keşfederiz. Peki, edebiyatın derinliklerinde, bir…
14 YorumSıla Konağı nerede? Midyat’ın taş hafızasında bir yolculuk Sıla Konağı adıyla hafızalara kazınan yapı, resmî adıyla Midyat Devlet Konukevidir ve Mardin’in Midyat ilçesinin tarihi merkezinde, geleneksel taş konakların yoğunlaştığı eski yerleşimde yer alır. Üç katlı planıyla dikkat çeken yapı, Midyat Kaymakamlığı tarafından satın alınıp kamuya kazandırılmış; bugün hem bir ziyaret mekânı hem de yer yer temsilî konukevi işleviyle anılır. Konak, en altta ana kayanın oyulmasıyla oluşan mekânları, üst katlarda ise geniş terasları ve L formunda dizilen odalarıyla tipik Midyat taş mimarisinin güçlü bir örneğidir. :contentReference[oaicite:0]{index=0} Adresin ötesi: “Sıla Konağı” adının kaynağı Halk arasında Sıla Konağı denmesinin nedeni, 2000’ler sonu popüler…
8 YorumNormal Pile mi Sık Pile mi? Kumaşın Katlarında Felsefenin İzini Sürmek Bir Filozofun Düşüncesinden Kumaşın Kıvrımlarına Bir filozof, gündelik sorularda gizli olan derinliği arar. “Normal pile mi sık pile mi?” sorusu da görünüşte dekorasyonla ilgili basit bir tercihtir; fakat düşüncenin süzgecinden geçtiğinde, bu soru ölçü, denge ve anlam üzerine bir sorgulamaya dönüşür. Perdede biriken pileler, aslında insanın varlıkla, bilgiyle ve değerle kurduğu ilişkinin somut hâlidir. Çünkü her kıvrım bir karardır, her sıkılık ya da açıklık bir anlamdır. Bir kumaşı pilelemek, bir düşünceyi biçimlendirmek gibidir: fazla sıkarsan ışık girmez, fazla açarsan anlam dağılır. Felsefenin üç ana alanı —ontoloji, epistemoloji ve etik—…
8 YorumIşık Hüzmesi ve Toplumsal Yapılar Arasındaki İnce Bağlantı Bir Araştırmacının Gözünden: Toplumsal Yapıları Anlamak Toplumsal yapılar ve bireylerin bunlarla olan etkileşimleri üzerine düşünmek her zaman derin bir merak uyandırmıştır. Bir araştırmacı olarak, bu etkileşimlerin dinamiklerini çözmek, toplumu anlamak için adeta bir ışık hüzmesinin peşinden gitmek gibidir. Işık hüzmesi, başlangıçta sadece fiziksel bir kavram gibi görünse de, toplumsal anlamlar yüklediğimizde çok daha derin ve anlamlı bir sembol haline gelir. Tıpkı bir ışık huzmesinin belirli bir yeri aydınlatması gibi, toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler de bizim dünyamızı aydınlatır, ancak bazen bu ışıklar yalnızca bazı alanları aydınlatır, diğerlerini ise karanlıkta bırakır.…
8 YorumKarakalemde Beyaz Kalem Ne İşe Yarar? “Siyahın İçinde Parlayan Küçük Kahraman” Karakalem dünyasında siyah kurşunlar sahneyi kaplamış, gölgeler spot ışığını çalmış olabilir… Ama bir dakika! Perde arkasında sessiz sedasız duran, ama sahneye çıktığında “işte şimdi oldu!” dedirten bir kahraman var: beyaz kalem. Evet, yanlış duymadınız. O küçücük, masum görünen kalem, çizimi sıradanlıktan “vay be!” seviyesine taşıyan gizli silahtır. Gelin şimdi bu minik ama etkili karakteri biraz tiye alalım. Hem erkeklerin çözüm odaklı stratejilerini hem kadınların empatik dokunuşlarını işin içine katalım. Çünkü beyaz kalem, teknik olduğu kadar duygusaldır da — tıpkı insan ilişkileri gibi. — Beyaz Kalem: “Sadece Bir Kalem Değilim”…
4 YorumKan Kusmak Hangi Doktora Gidilir? Sağlık, Toplumsal Cinsiyet ve Adalet Perspektifinden Bir Yolculuk Sağlık meseleleri bazen sadece biyolojik değil, aynı zamanda toplumsal bir meseledir. Özellikle de insanı derinden korkutan bir durumla karşılaşıldığında — örneğin kan kusmak gibi — mesele, sadece tıbbi değil, aynı zamanda psikolojik, sosyal ve kültürel bir deneyime dönüşür. Bu yazıda kan kusmanın arkasındaki tıbbi gerçekleri konuşurken, aynı zamanda bu durumun toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve adalet eksenlerinde ne anlama geldiğini de keşfedeceğiz. Çünkü bir insanın “hangi doktora gitmesi gerektiği” sorusu, sadece bir sağlık sistemi meselesi değil; aynı zamanda toplumun bu meseleye nasıl yaklaştığının da göstergesidir. Kan Kusmak: Ciddi…
8 YorumBabüssaade Kapısında Ne Yazıyor? Tarihî Bir Sözün Gölgesinde Toplumsal Cinsiyet ve Adalet Üzerine Düşünmek Bir Kapıdan Fazlası: Samimi Bir Giriş Bazı kelimeler vardır ki bir taşın, bir kapının ya da bir kitabın üzerine yazılsa da aslında tüm insanlığa seslenir. Osmanlı sarayının kalbi sayılan Topkapı Sarayı’nda, Babüssaade Kapısı tam da böyle bir anlam taşır. Yüzyıllardır orada duran o söz, yalnızca geçmişe değil, bugünümüze de ayna tutar. Peki, bu kapının üzerinde yazan cümleleri bugünün gözlüğüyle, toplumsal cinsiyet eşitliği, çeşitlilik ve sosyal adalet çerçevesinde okumayı hiç denedik mi? Tarihî Bağlam: “Adalet Mülkün Temelidir”in Kapısı Babüssaade, yani “Mutluluk Kapısı” ya da “Devlet Kapısı”, Osmanlı’da…
10 YorumHanönü İsmi Nereden Gelir? Tarih, Kültür ve İnsan Hikâyeleriyle Dolu Bir Yolculuk Kimi yer isimleri vardır ki, yalnızca bir coğrafyayı değil; bir kültürü, bir yaşam biçimini, hatta bir duyguyu anlatır. Hanönü de bunlardan biridir. Kastamonu’nun sakin ama tarih kokan ilçesi Hanönü’nün ismi, yüzyılların izini taşır. Bu yazıda, Hanönü’nün adının kökenini sadece belgelerle değil, o toprakların insanlarının hikâyeleriyle birlikte keşfedeceğiz. Bir Yolun, Bir Hanın ve Bir Topluluğun Hikâyesi Hanönü isminin kökeni, eski ticaret yollarına dayanır. Tarihi İpek Yolu’nun kuzey kollarından biri, Kastamonu ve çevresinden geçerdi. Bu güzergâh üzerinde, tüccarların ve seyyahların konakladığı hanlar bulunurdu. O hanlardan biri, bölge halkı için öyle…
8 YorumGeri Zekalı Nasıl Anlaşılır? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Edebiyat, kelimelerin gücünü ve anlatıların dönüştürücü etkisini en saf biçimde gösteren bir sanattır. Her kelime, bir karakterin içsel dünyasına ışık tutar; her cümle, insanlık halinin derinliklerine bir yolculuğa çıkarır. Edebiyatçılar, kelimeleri kullanırken yalnızca anlatmakla kalmaz, aynı zamanda okurun zihninde farklı düşünceler, duygular ve çağrışımlar yaratır. İşte bu yüzden edebiyat, yalnızca hikayeler anlatmakla kalmaz, aynı zamanda insan doğasının karmaşıklığını keşfetme imkânı sunar. Edebiyat, bir insanın düşünsel kapasitesini, zekâsını ve toplumsal algısını anlamanın da önemli bir aracı olabilir. Bu yazımızda ise “geri zekalı” olgusunu, edebiyat eserleri ve karakterler üzerinden çözümlemeye çalışacağız. Geri Zekalı Kavramı:…
12 Yorum