id=”tkgjkd”
Kaldırımın Kökü Ne?
Yine bir sabah, İzmir’in sıcağında, her şey normalmiş gibi, kaldırımda yürürken birden aklıma geldi: “Kaldırımın kökü ne?” Evet, doğru duydunuz. Kaldırımın kökü! Bir anda bir şeyin ne kadar basit olduğunu düşünürken, kendi kendime “Bunun kökü nedir?” diye sordum. Gerçekten, kaldırımın kökü ne? Bildiğimiz kaldırım taşlarının altında bir şey mi var? Hani derler ya, “Taşın kökünü kazı, altında neler çıkacak!” Bunu düşündükçe kafamda bir sürü soru belirdi ve bu yazı çıktı. Düşünmeye başlayınca durduramadım. Kaldırımın kökü, bence hepimizin bildiği ama hiç sorgulamadığı bir şey. Yani, ben mesela hiçbir zaman kaldırımın bir kökü olabileceğini düşünmedim. Hadi, birlikte bakalım!
Kaldırımın Kökü… Ciddiyim, Kökü Nedir?
İlk başta, “Kaldırımın kökü” ifadesi, gerçekten bir felsefi bir şeymiş gibi geliyor, değil mi? Yani, sanki gündelik hayatın anlamını sorgulayan bir yazı olacak. Ama hayır, bu kadar derin değil. Kaldırım taşlarını yere yerleştiren işçiler, o taşları sırayla dizdiklerinde, acaba onların da kafasında kaldırımın bir kökü olup olmadığı gibi felsefi bir soru var mıydı? Kim bilir. Ama işin ilginç tarafı, kaldırım deyince aklıma bu kadar çok şey gelmesi. Hani bazen bir şeyi düşündüğünde, asıl soruyu bulman 10 dakika sürer, sonra o 10 dakika boyunca beynin o kadar genişler ki… İşte tam olarak öyle oldu. Kaldırımın kökü… Belki de bir metafor, belki de aslında sadece taşlardan oluşan bir yüzey.
Gündelik Hayatta Kaldırımın Köküyle Tanışmak
Yani şimdi düşündüm de, her gün yürüdüğümüz kaldırım taşlarının aslında bir kökü yok, değil mi? Ama, bir an durup bakınca fark ettim ki; kaldırımın altındaki kökler bir yerde vardır. İster her gün fark et, ister etme, o taşların altında minik bir dünya var. Çünkü biliyoruz ki, kaldırım taşları uzun yıllar önce yerleştirildi ve üstü pek değişmeden, yıllar boyu orada sabırla durdu. Taşların altındaki dünya, belki de kökleriyle bir şekilde orada gizlidir. Örneğin, İzmir’de Çankaya’dan Alsancak’a yürürken, her kaldırım taşı beni bir zamanlar saran bir kök gibi hissettiriyor. Her biri yerini koruyor, kökleriyle sabırla bağlanıyor. Ama tabi, bu köklerin derinliği başka. Yani, her kaldırım taşının sırtında bir işçi tarafından döşenmiş yüzeyden fazlası var. Bu taşların altında bir dünya var! “Kaldırımın kökü ne?” sorusu aslında o taşları döşeyen işçilerin hafifçe üstüme çıkıp, bana “Hadi, biz işimizi hallettik, sen soruyu hallet” diyecek bir tür mesajı gibi de görünüyor. Belki de!”
Bir Kaldırımın Köküne Yolculuk: Sonuçta Bu İşin Bir Sonu Var
Kaldırımın köküne doğru bir yolculuğa çıkmaya karar verdim. Çünkü her şeyin bir temeli olmalı. Şimdi, tabii ki ben her an “bunu sorgulama zamanı” diyen tiplerdenim. Sosyal medya paylaşımlarımda da sıklıkla “Bunu kim düşündü?” diye tartışmalar açarım. Hatta bazen kafamda o kadar çok düşünce birikir ki, sonra arkadaşlarım sorar: “Yine neyi sorguluyorsun?” diye. Bu, bazen “İzmir’de en çok hangi kafede Wi-Fi daha hızlı?” gibi basit sorular olabilirken, bazen de “Kaldırımın kökü ne?” gibi absürd bir hal alabiliyor. Ama sonuçta, her bir şeyin temeline inmek, insanı bir yerlere götürüyor. Peki ya kaldırım taşlarının kökü? Belki de bu, hepimizin çok derin anlamlar yüklediği bir şeyin, aslında sadece taşlardan yapılmış basit bir yapı olması gerçeğiyle yüzleşmekle ilgilidir.
İç Ses: “Bu Kaldırım Taşı, Bu Kök Bir İşe Yarar mı?”
Burada iç sesim devreye giriyor: “Gerçekten kaldırımın bir kökü var mı? Yani, bu taşlar nasıl yere yerleşmiş, kim yaptı? Gerçekten o taşları döşerken, ‘Bunu kaldırırım, bu taş kök gibi hissettiriyor,’ diyen oldu mu?” Hadi ama, işin şaka bir yana, kaldırım taşlarını döşeyen insanların işini ne kadar takdir etsek azdır. Ama ya bir gün bu taşların altına kazmayı sokarsak? Altlarında neler olacak? Belki de bir kök yoktur, sadece boş bir alan vardır. Belki de kaldırım taşları sadece bir zemin için yerleştirilmiştir. “Bunun altı boş!” diyebiliriz. Ama içimizde bir yerlerde, “Belki de her şeyin bir kökü vardır ve biz sadece görmüyoruz,” diye bir ses hala var. Ya da belki o taşlar, sadece basitçe döşenmiş birer “çakıl”dır, kim bilir!
Sonuçta Kaldırımın Kökü Ne?
Birçok şeyi sorguladık ama en sonunda bir noktada durmak zorundayız. Çünkü insanın kafasında dönüp duran her düşüncenin bir sonu olması gerekiyor. Evet, “Kaldırımın kökü ne?” sorusunu sordum ve tabii ki bu konuda kesin bir sonuca varmak biraz imkansız. Ancak, belki de önemli olan, kaldırım taşlarının altındaki kökleri görmek değil, oradaki toprakla barış yapmaktır. Ne kadar düz bir zemin olsa da, altındaki karmaşayı kabul etmek, insanın zihnini daha rahatlatabilir. Yani, kaldırımın kökünü sorgulamak, bazen aslında bir anlık kafa karışıklığına yol açabilir ama aynı zamanda bu soruyla biraz daha derin düşünmemizi de sağlar.
Sonuçta, bir kaldırımın kökü yoksa bile, onun arkasındaki düşünceyi kavrayabiliriz. Çünkü ne kadar taşlar sabırlı olsa da, altlarında bir gün kökler de olabiliyor. Ya da olmayabiliyor. Kimse bilemez, belki de taşların altında hiçbir şey yok. Ama yine de, “Kaldırımın kökü ne?” sorusunu sormaya devam edeceğiz, çünkü her şeyin bir temeli olmalı. Ve belki de, o temel hiç farkında olmadığımız bir yerde gizlidir.